3 Nisan 2015 Cuma

Zorlu koşullara karşı Rexona Black + White kolaylığı

Malumunuz, yılın en güzel dönemi olan bahar ve yaz ayları geldi. Yılın en sevdiğim dönemi diyorum zira, sıcaklardan çok hoşlanmam bir yana; yaz demek daha çok sosyalleşmek ve festival dönemi demek!

Önümüzde bizi dizi dizi etkinlikler, ayağımızda topuklular da olsa ter ter tepinip eğleneceğimiz bir dolu konserler bekliyor Bekliyor beklemesine ama sosyalleşmenin en üst düzeye vardığı; hatta zaman zaman alanda fotoğraf çeken fotoğrafçılara kollarımız, insan bedeninin izin verdiği en dik konumda, havadayken yakalanabiliyoruz. Sizi bilmem ama bu tür etkinlikler öncesi benim aklıma en çok dayanıklı makyaj malzemeleri ve tabii ki uzun süreli koruma sağlayacak etkili bir deodorant geliyor.

Onlarca konser deneyimi ve Bir o kadar da deodorant denemesinden sonra tam olarak aradığım ( ve sevgili sosyal kuşlar, “tam olarak aradığımız” da diyebilirim) ürünü buldum; Rexona Black + White.

En cool siyah tişörtünüzle sırada beklerken alana varana kadar terlemiş olmak ve en kötüsü de o güzelim tişörtünüz lekelendiğinde ya da pek heveslenip giydiğiniz beyaz ya da açık tonlardaki bluzunuzun kol altlarında oluşan sarı lekeleri fark edince ne hissediyorsunuz? Tamam tamam daha fazla kabus teorileri ürertmenin lüzumu yok. Neyse ki yaşanabilecek en tehlikeli sorunları anlatmış bulunuyorum. Ve bu gibi sorunların tek çözümü de Rexona Black + White olduğunu hatırlatmak istiyorum. Kabus teorileri ürertmenin . Bu ürünle mağaza gezip artık yorgunluktan ve kıyafet denemekten piştiğiniz bir günü de, müzik çalmasa bile tüm gün zıpladığınız bir günü de lekesiz tamamlıyorsunuz. Tabii sadece leke konusuna odaklanmış olmayayım, Rexona Black + White bir deodoranttan beklediğiniz her anlamda koruma sağlıyor.

Tabii sadece leke konusuna odaklanmış olmayayım, Rexona Black + White bir deodoranttan beklediğiniz her anlamda koruma sağlıyor.

Ter kokusu diye bir şey bu ürünle birlikte imkansız. Bununla birlikte benim gibi ürünlerin kokusuna da önem veren bir insansanız, Rexona Black + White her sıkışta sizi mutlu edecek ve tazelenmiş hissettirecek. ( Ki şu “tazelenmiş hissetme” olayı çoğu ürünün unuttuğu bir önemli bir konu. Sıktığınız şey bir dış ürün olduğunu size hissettirmemeli Neyse ki Black + White sizinle bütünleşiyor.)

Bir de -tabii artık nasıl sadece görselliğe önem veren bir beyinse benimkisi- ürünün tasarımının da hem oldukça pratik hem de güzel olduğunu belirtmem gerek. (Ki zaten erkekler için olanı karizmatik şişe tanımının karşılığı gibi!)

Atın çantaya!
Evden çıkmadan önce kendinizi tazeleyin ya da uzun bir yolculuk öncesi çantanıza atın. Bundan sonrasında sadece giysiniz ve siz varsınız, aranıza giren sinir bozucu bir leke ya da koku durumu olmayacak!

Sahiden de 1 numara!

Bu içerik http://multibabydoll.com/ tarafından hazırlanmıştır.

 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

9 Mart 2015 Pazartesi

Zaman Değişir, Ama Büyük Gözlerin Modası Asla Değişmez!


Geçmişten günümüze, zaman içinde moda ve güzellik kavramları çok değişti, her dönemin favori giyim, makyaj ve saç tarzları oldu fakat büyük gözlerin güzelliği zamandan hiç etkilenmedi, güzellik değerini her zaman korudu...

28 Eylül 2014 Pazar

Son Zamanlarda..

Merhabalar..


Aylar geçmiş bloguma yazmayalı.. Arada bir mail kutuma yorum bildirimi gelmese bakacağım da yok sanırım. Bunca emek verdiğim, sayesinde değerli bir çok dost edindiğim blogumdan böylesine uzaklaşmış olmaktan ötürü çok üzgünüm..

Biraz önce arama motorlarından gelenleri incelerken, aylar sonra bile hala koyukırmızı blog olarak aratıp gelenleri gördüm. Bir anda ortadan kaybolmaktasa, en azından beni merak eden birileri varsa, onlar için bu yazıyı yazmam gerektiğini düşündüm..

Blogumu ilk açtığım zamanlarda diyete başlamış ve sizlerin güzel yorumlarından aldığım motivasyonla 25kg kadar incelmiştim. Sonra bir şeyler oldu ve ben o istikrara bir daha dönemedim. Senelerdir diyetisyen diyetisyen gezip, onlarca kilo verip, geri alıyordum. Hayatımın kısır döngüsü haline gelen bu durumu çözmek için çalmadığım kapı kalmadı. En son sorunumun bilinçaltımla alakalı olduğunu düşünüp, çözmek için bir yaşam koçuyla çalışmaya başladım. Öncelikle danışan olarak çıktığım bu yolda o kadar çok şey öğrendim ki, artık sadece danışan olarak değil, bunu meslek olarak da yapabilmek için de eğitimlere katılmaya başladım.

Dolayısıyla hayatımın en büyük sorunu olan kilolarıma şimdilik sadece şükran duyuyorum. Çünkü geleceğimi planladığım ve hangi mesleği yapacağım şeklinde karışıklıklar yaşadığım bu dönemde yoluma ışık tuttu..

Diyetisyene artık gitmiyorum çünkü doğru beslenme konusunda senelerdir gezdiğim diyetisyenler sayesinde oldukça bilgilendim. Hayatımın da, kilolarımın da sorumluluğunu kendi üzerime alıp, belli bir listeye bağımlı kalmadan, sık ama az yiyerek ve spor yaparak kilo vermeye karar verdim. Aynı zamanda eğitimlerden edindiğim bilgileri (çeşitli bilinçaltı ve nefes teknikleri) de, bu sağlıklı yaşam biçimine uyguladığım vakit çok güzel sonuçlar aldığımı gördüm. 

Dolayısıyla, zaten senelerdir ilgi duyduğum kişisel gelişim konusunu bir meslek olarak hayata geçirme fikrimden ötürü vaktimin çoğunu çeşitli kitaplar okumak, eğitimlere ve seminerlere gidip, daha çok bilgilenmek ve kendimi geliştirmek amacıyla harcıyorum. Üstelik bu sene açıköğretimden Sosyoloji bölümünü okumaya başlayarak, akademik anlamda da psikoloji alanına yönelmek niyetindeyim.

Blogumu ihmal etmemin en temel nedenlerinden birisi bu. Ancak bunun kadar önemli olan bir diğer sebep ise artık elimin blog yazmaya gitmiyor oluşu. Yeni bir ürün alıyorum, kullanıyorum, deniyorum ve fikirlerimi paylaşayım dediğim noktada elim fotoğraflarını çekmeye bile gitmiyor. Blogumu açtığım dönemdeki samimiyeti buralarda bulamıyorum artık. Hepimiz, özellikle de, kozmetik bloglarında yaşananların farkındayız. Bu yüzden bu konu hakkında söyleyebileceğim çok fazla bir şeyim yok. Bir çokları gibi benim de blog konusunda tadım, isteğim, hevesim kaçtı..

O yüzden en azından hevesimi ve isteğimi tazeleyene kadar, bir süre daha buralarda olmayacağımı haber vermek için bu upuzun yazıyı buraya bırakıyorum. Döndüğümde ise kozmetik, diyet konularının yanı sıra bloguma kişisel gelişimle ilgili yazılar da eklemeyi planlıyorum. Dolu dolu bir içeriğim olsun ve beni okuyan herkes bir şeyler öğrenip gitsin istiyorum..

Döndüğümde buralarda olun ve beni yalnız bırakmayın olur mu :)

Sevgiler..

30 Mayıs 2014 Cuma

Alice'den Gelen Sürpriz Hediyelerim :)

Merhabalar..

Hediye yazılarıma tam gaz devam ediyorum :) Geçen ay doğumgünümdü. Alicemakyajdiyarında blogunun sahibi ve çok sevdiğim arkadaşım Alice bana çok güzel bir sürpriz yaptı :)

Doğum günümden 1-2 gün önce, eve geldiğimde yatağımın üstünde bir paket beni bekliyordu. Böyle durumlarda o paketle bir süre bakışırım ben, bu ne kimden geldi diye. Nedense gönderenin ismine bakmak sonradan aklıma gelir :) 

27 Mayıs 2014 Salı

Seregon'dan Gelen Hediyeler :)

Merhabalar..

Bundan bir kaç ay önce Seregon'sWorld blogunun sahibesi Selin'den hediyeleşelim mi diye bir mesaj aldım. Selin'le hediyeleşmek her zaman çok büyük bir keyif olduğu için mutlulukla hemencecik kabul ettim ve ikimiz de paketlerimizi hazırlamaya başladık. 
Biraz geç kalmış olsam da hediyelerimi sizinle paylaşmak istiyorum :)

İşte hediyelerimin topluca görünüşü;

26 Mayıs 2014 Pazartesi

Next Level AVM 1. Blogger Buluşması

Merhabalar..

Geçtiğimiz aylarda bloggerlar olarak Next Level AVM'de düzenlenen çok keyifli bir etkinlikteydik. O dönem blogumla çok ilgilenemediğim için bu keyifli günü sizinle paylaşmakta biraz geciktim. Geç olsun güç olmasın diyerek günümüzün ayrıntılarına geçiyorum :) 

Etkinliğe hem Ankara'lı hem de İstanbul'lu bloggerlar katıldı. Benim için daha heyecanla beklediğim bir buluşma oldu çünkü Sevdanın Dünyası blogunun sahibi Sevda ablacım da İstanbul'dan gelecek olan bloggerlar arasındaydı:) Bu yüzden onu karşılamak için buluşma saatinden daha erken bir saatte Next Level'a gittim ve beklemeye başladım :)


22 Mayıs 2014 Perşembe

Biten Ürünler #2

Merhabalar..

Biten ürünlerimin fotoğraflarını çekeli çok oldu. Hatta bitenler poşetim yeniden doldu bile. O yüzden vakit kaybetmeden hemencecik bitenlerimi ve ürün yorumlarımı paylaşayım sizinle :)

21 Mayıs 2014 Çarşamba

Pekbilmiş'den Gelen Hediyelerim :)

Merhabalar..

En son yazımda bahsetmiştim, Nisan ayında doğum günüm vardı. Ben o dönem blogumla çok ilgili olmadığım için biraz gecikmiş olsam da ilk olarak hediyelerimi paylaşmak istiyorum. 

Gelen ilk paketim Pekbilmiş blogunun sahibi Hilal'imdendi :)

Kocaman bir makyaj çantasının içinden bir sürü şey çıktı.Topluca görünüşü bu şekilde. 


20 Mayıs 2014 Salı

Son Zamanlarda Ben..

Merhabalar..

Daha önce, blogumun doğum gününde yazdığım yazıda, son günlerde neler yaptığımla, neden blogumla ilgilenemediğimle alakalı bir yazı yazacağımı söylemiştim. Ara verdiğim her dönemde, böyle geri dönmeyi seviyorum. Benim için de geçen aylara göz atmak için iyi bir fırsat oluyor...

2014 yılında doğru düzgün hiç yazı yazmamış, blogumla ilgilenememişim.. İlk zamanlarda sürekli şehir dışındaydım. 2 ay gibi bir süre devamlı bir yerlere gidip, kafa dağıtma isteğim vardı. Konya, Antalya, İzmir, İstanbul, Uludağ.. sürekli bir yerlerdeydim. Zaten bloguma ara verdiğim dönem, o döneme denk geliyor..

Geçtiğimiz aylarda, çok fazla fotoğraf çekmemişim o yüzden elimde olanlara hızlıca bakalım :)

Alanya'nın en soğuk olduğu zamanlarında bir tepeye çıkıp, saçımızın başımızın dağılıp, birbirine karıştığı bir an :) Bu fotoğrafa her bakışımda orada ne işimiz vardı demeden geçemiyorum :)

19 Mayıs 2014 Pazartesi


Geçtiğimiz günlerde yaşadığımız felaketten ötürü, günlerdir boş bir sayfa açıp, üzüntümü paylaşabilmek adına bir şeyler yazmak istiyorum fakat her defasında bomboş sayfaya bakıp bakıp, geri kapatıyorum. Böyle bir acı kelimelere nasıl dökülür, o kelimelerle anlamlı bir cümle nasıl kurulur bilmiyorum.. Yerin altında saatlerce ölümü beklemek, umut bile edememek, yakınları, cansız bedeninde bulsun diye, yazdığı notu eline sıkıştırmak.. Bunları, hissettiklerimi anlatabilmem mümkün değil.. 


Hepimizin başı sağ olsun, Allah geride kalanlara sabır versin.. 


Böylesine hüzünlü günlerin ardından gelen bayramımızı, eskisi kadar coşkuyla değil, içimiz buruk geçirdik.. Gecenin en karanlık anı, güneşin doğmasına en yakın andır diyerek, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımızı Kutluyorum..